Milli Tarım Teknolojileri

Onlar yürüyecek, Biz yürüyeceğiz.

Makale

Günümüzde global bir mücadele ile karşı karşıyayız. Belki de insanlığın yazılı tarihinde gördüğü en büyük sıkıntılardan birini yaşamaktayız. Savunma tehditlerini bertaraf etmek üzere kurgulanmış uluslararası sistemlerin bile; bu tehdidi doğru anda görmekte ve doğru sonuçlar üretmekte başarılı olamadığını müşahede etmekteyiz.

Dünyamızın önünde iki önemli yol görünüyor;

Birincisi, kriz sürecinde can kayıplarının en düşük seviyede tutularak sonlandırılması, ikincisi ise benzer bir tehdidin öngörülmesi ve engellenmesi için atılacak adımların planlanması.

Bu her iki yol da ülkemizde ve uluslararası alanda salgın sonrası ortaya çıkacak olan yeni dünya anlayışını, insanların hayatı algılayış biçimlerini ve en önemlisi uluslararası sistemin yapısını yeniden belirleyecektir.

Başta Tarım Kredi Kooperatifleri ve Tarnet ailesi olarak bizler ise; imkanlarımız dahilinde öncelikle ülkemize ve dünyamıza değer üretmek için gayret ediyoruz. Bu gayretlerimizin kapısını verimli tarım uygulamaları olarak görüyor, bu kapıyı açmak içinde milli tarım teknolojilerini kullanıyoruz. 

Güncelde, bir milyar insan yeterli bir şekilde beslenememektedir. Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ’nun 2015 yılında yayınlamış olduğu rapora göre, 2050 yılına gelindiğinde dünya nüfusunun 9.7 milyar kişi olacağı ve bu nüfusu besleyebilmek için dünyanın tarımsal üretimde en az %70’lik bir artış gerçekleştirilmesi gerekmektedir.  Tarım arazilerinin azalması, köyden kente göçün hızla artması, kırsal kesimin yaşlanması ve azalan doğum oranları düşünüldüğünde bu artışı yalnızca tarımda verimliliği, yani birim alandan elde edilen tarımsal üretimi arttırarak gerçekleştirebiliriz. Tarımda verimliliği arttırabilmek için ise teknolojiyi tarımda aktif şekilde kullanmamız gerekmektedir. Bu sayede daha az girdi ile daha fazla üretim yapmak mümkün olabilecektir.

Dünyada ve Ülkemizde Tarım Teknolojilerinin Durumu

Dünyada tarım teknolojilerinde Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Hollanda, Japonya, Tayvan ve İsrail diğer ülkelere göre öncü konumundadır.  

ABD Federal Tarım Departmanı, üretim için çiftçilere tarım teknolojileri konusunda verdiği teşvikler sayesinde bugün yılda yaklaşık, 300 milyar dolar değerinde tarımsal gıda ürünü üretebilmektedir.

Hollanda küçük olan yüz ölçümüne rağmen yılda 91.7 Milyar Euro Tarım ürünleri ihracatı, 9.1 Milyar Euro tarım teknolojileri ihracatı yapmaktadır. Dünyanın en büyük 26 tarım şirketinin 5’inin Hollanda da Ar-Ge merkezi bulunmaktadır.

Japonya Tarım, Ormancılık ve Balıkçılık Bakanlığı’nın yayınladığı gıda, tarım ve kırsal alanlar yıllık raporuna (2016) göre girdi maliyetlerinin azaltılmasında en önemli etken olarak tarımsal teknolojiler görülmektedir. Tarım teknolojileri sayesinde Japonya’nın tarım ihracatı %24 artarak 35 milyar dolarlık gelir sağlamıştır.

Tayvan’da tarım, ekonominin ana unsurudur ve yüzde 25’lik  bir  alan ekilidir.  Ülke 1960’lı yılların başından beri tarımda makinalaşma ve yeniliklere önem vermeye başlamış ve günümüzde dünyada tarımda kullanılan teknolojik cihazların üretimi ve akıllı tarım projeleri ile öne çıkmaktadır.  IoT sensörleri, güneş panelleri, dronlar, robotlar, LED'ler  ve dikey  çiftlikler  ile tarım  teknolojisi  sistemleri de  dahil olmak  üzere akıllı  tarımda  kullanılan tüm  bileşenlerin  önemli bir üreticisidir.

Tabi burada ülkelerin bilinç seviyeleri ve sağlıklı gıdaya ulaşmakta ki iştahlı talepleri, gelecek stratejilerine yansımakta, su ve verimli toprak kaynaklarının zenginliği veya kıtlığı teknoloji üretim hızlarını belirlemektedir. Bu bahsin en belirgin örneği İsrail’dir. Bu ülke kıt su ve toprak kaynaklarından dolayı, yakın geçmişte teknoloji açlığını gidermiş ve teknoloji ihraç eder duruma gelmiştir.

TARNET olarak, yönetimimiz ve tüm çalışma arkadaşlarım ile yönetişim anlayışımızda krizden önce ülkemizin Milli Tarım Teknolojileri alanında risk yönetimini üstlenerek; muhtelif kıtlık ve diğer kriz dönemlerine sarı ışık yakmaktayız.

İsrail, tarım teknolojilerinden özellikle sulama sistemleri, biyoteknoloji ve atık suyun yeniden kullanımına yönelik teknolojilere büyük destekler vermektedir. Öyle ki, tarım teknolojileri alanında yapılan araştırma geliştirme harcamaları, İsrail’in Ar-Ge bütçesinde her zaman ilk sıralarda gelmektedir. İsrail tarım sektörünün dönüşümünde, tarım teknolojisi alanında 450’den fazla yeni teknoloji girişim şirketi bulunmaktadır. Bu şekilde İsrail tarım teknolojileri kullanarak kendi gıda ihtiyaçlarının %95’ini üretebilmektedir.

Ülkemizde ise 28 Milyon hektarlık tarım arazisi mevcut ve bu alanın %55’inde tahıl ürünleri (Buğday, arpa, mısır, çeltik vb.) ekilmektedir. Dünyada çok az ülke Türkiye gibi çok fazla bitki çeşitliliğine sahiptir.  Ancak bu avantajlı coğrafyada tarım sektörünün mevcut durumu, profesyonel ve günün gereklerine uygun yöntemlerden çok ortalama olarak geçimlik tarımın yapılması şeklindedir. Akıllı Tarım Teknolojileri’nin daha yaygın hale gelmesi için, geliştirilmesi ve üzerinde çalışılması gereken bazı hususlar bulunmaktadır.

          Bu hususları maddeleştirirsek;

  1. Yaş ortalaması yüksek olan çiftçilerimizin teknoloji kullanma yetkinlikleri ve teknoloji yeterliliklerinin geliştirilmesi,
  2. Ülkemizde kullanılan tarımsal ekipmanların büyük kısmının dijital teknoloji bakımından yeterlilik seviyelerinin düşük olması, bu ekipmanların dijital teknoloji ile uyumlu hale getirilmesi,
  3. Ekonomik ömrünü tamamlayan ekipmanların yenilenmesi,

          öncelik olarak alınabilir.

Bununla birlikte bazı kırsal bölgelerde iletişim ve teknoloji alt yapısının geliştirilmesi ve son olarak tarımsal verilerin güvenli bir şekilde büyük bir havuzda toplanması ve bu bilgilerin analizlerinin yapılarak tarımsal ekipman üreticilerine sunulmasıdır. Bu maddelerin gereğinin yapılması sonucunda, ülkemizde akıllı tarım teknolojileri yaygınlaşarak, üretimde yüksek miktarlarda verimlilik elde edebilir.

Tarnet ve Akıllı Tarım Çalışmaları

Tarım Kredi Kooperatifleri, Türkiye’de 850 bin çiftçi ortağı, 17 Bölge’de 1.625 kooperatifi ve 17 iştiraki ile Türkiye’nin en büyük çiftçi ailesidir. TARNET bu ekosistemin 1996 yılından beri bilişim ve teknoloji ihtiyaçlarını karşılayan şirketidir. Yaklaşık 1,5 yıldır Tarım Teknolojileri üzerine çalışmalar yapmaktayız. Bu çalışmalarımız, her aşamada yüksek yerli ürün katkısı ile Milli Tarım Teknolojileri disiplinleri çerçevesinde ilerlemekte ve 3 ana odakta programlanmaktadır.

          Bunlar;

  1. Tarımsal girdi maliyetlerinin (tohum, gübre, ilaç, enerji, akaryakıt, iş gücü) düşürülmesi ve tarımsal verimliliğin  arttırılması,
  2. Tarımsal veriye sahip çıkma,
  3. Tarım Teknolojilerinde farkındalık oluşturmaktır.

Tarımsal girdi maliyetlerinin, tarım ürünlerinin verimlerini ve kalitelerini düşürmeden doğru şekilde azaltılabilmesi için; girdi kullanım tasarruf yöntemlerinin kullanılarak, veri analiz ve raporları ile hesaplanması, devamında özgün disiplinlerde akıllı tarım teknolojileri ile sahaya yansıtılması ile mümkün olacaktır.

Ortaya çıkan sonucun başarılı olması kaçınılmaz olarak tarım paydaşları ve gıda tüketicileri arasında organik olarak farkındalık meydana getirecek, bunun sonucunda ülkemiz Milli Tarım Teknolojileri marifetiyle adı konulmamış bir kalkınma programını doğal olarak yaşayacaktır. Bu farkındalık sadece Türkiye’nin değil, yüzünü ülkemize dönmüş tüm milletlerin umudu olacaktır.

TARNET, arazi üzerinde toprak analizi gerçekleştirebilen test cihazı geliştirmek için ARGE çalışmaları sürmekte, elektrostatik püskürtme yöntemi ile ilaçlama projesi, tarımsal veri toplama ve servisi (büyük veri), akıllı seralar ve sera otomasyon sistemleri, uydu üzerinden bitki sağlığı tespiti ve insansız hava araçları (drone) ile bitki koruma projesi geliştirmekte ve çiftçilerimize etkin seviyede katkı sağlayacak projeler yürütmektedir.

Tarımda İnsansız Hava Araçlarının (Drone) Kullanımı

Drone sistemleri, savunma sanayinde askeri amaçlar için kullanımının yanı sıra, doğal afetler, çeşitli organizasyon faaliyetlerinin izlenmesi, trafik denetimi, sinema ve televizyonculuk sektörü, iş sağlığı güvenliği denetimleri, yapı kontrol denetimleri, yabani hayvan takibi, tarımsal uygulamalar gibi birçok farklı alanlarda kullanılmaktadırlar.

Drone’ların tarımsal uygulamalar için kullanımı ise yükselen bir grafik ile artmaktadır. Özellikle Asya ülkeleri tarımda İHA (İnsansız Hava Aracı) kullanımında başı çekmektedirler. Tarımda drone teknolojisini kullanarak üretilen mahsulün kontrolü yapılabilir. Bu izleme esnasında arazinin herhangi bir yerinde hastalık ve zararlı salgınlar gibi sorunlar, ürüne zarar vermeden tespit edilebilmektedir. Aynı şekilde bitki koruma uygulamaları alternatif metotlara göre daha hassas ve hızlı bir şekilde yapılarak, maliyet avantajı sağlanabilmektedir. Hastalık ve böcek salgınları gibi durumlar önceden tespit edilmiş ise değişken oranlı bitki koruma uygulamaları ile sadece tespit edilen alanların korunması, maliyetin düşürülmesinin yanında, toprak sağlığının korunmasına da büyük fayda sağlar.

İnsansız Hava Araçlarının tarımda kullanılmasını kapsam olarak şu başlıklarda toplayabiliriz;

          Görüntü işleme teknikleri ile ürün analizi,

          Bitki koruma ve besleme,

          İstilacı bitkilerle mücadele (yabancı ot kontrolü),

          Tohum ve granül serpme.

İnsansız hava araçları tarımda en çok Çin ve Japonya’da kullanılmaktadır. Hatta Japonya’da çeltik üreticilerinin İHA’lar yardımıyla çeşitli tarımsal işlemleri yapabilmesi için devlet tarafından İHA üreticileri ve bu sistemleri kullanacak olan çiftçiler teşvik edilmektedir.

Zirai İnsansız Hava Aracı (ZİHA) teknolojilerinin kullanılmasının getirmiş olduğu birçok avantaj bulunmaktadır. Genel olarak bu avantajları şu şekilde sıralanabilir;

-          Verimi yüksek girdi uygulamaları ile mahsullerin gelişimini sağlar.

-          Girdi maliyetlerini azaltır (mazot, işçi giderleri, ilaç,)

          Daha az girdi olması nedeniyle çevreye fayda sağlar.

          İş yükünü azaltır.

          Zamandan tasarruf sağlar.

          Otonom olduğu için gece bitki koruma operasyonunun yapılabilmesine imkân sağlarlar.

ZİHA ile bitki korumaya en fazla ihtiyaç duyulan tarım ürünleri çeltik, pamuk, üzüm, arpa, buğday, mısır ve meyve bahçeleridir. Özellikle bu ürünlerde İHA teknolojisi kullanarak bitki koruma yapmanın neden büyük faydalar sağlayacağı tek tek ürün bazında değerlendirilebilir.

Bunlardan çeltik bitkisini örneklem olarak alabiliriz; Çeltik tarla üzerinde oluşturulan tavaların içerisine su doldurularak yetiştirilen bir bitkidir ve bitki koruma işlemi oldukça zordur. Çiftçilerimiz su ile dolu olan tavalarda özel ekipmanlar kullanarak bu yetiştiriciliği yapmaktadırlar. ZİHA teknolojisi sayesinde ise konvansiyonel yöntemlerden farklı olarak daha hızlı ve işlem yapmanın zor olduğu araziye girmeden zaman, enerji, işgücü ve bütçe açısından daha verimli bitki koruması sağlanacaktır.

Buğday, Arpa, Mısır özelinde örnek verecek olursak; Hasat öncesi ürünün verimini ve kalitesini olumsuz yönde etkileyen bazı zararlılar bulunmaktadır. Ülkemizde yaygın adlarıyla süne (Eurygaster spp.), kımıl (Aelia spp.) ve koçan kurdu (Sesamia nonagrioides) olarak bilinen böcekler gelmektedir. Bu zararlılar tarla üzerinde görülmeye başlandıktan sonra çok kısa bir sürede bitki koruma işlemi yapılması gerekmektedir. Ancak mevcut traktörlerin hızı ve arazi üzerinde ezilmeye bağlı sağlamış oldukları ürün kayıpları (%5-%20) nedeniyle bu bitki koruma yöntemleri çok maliyetli olmaktadır. Bu yüzden ZİHA ile bitki koruma teknolojisi bu alanda ciddi ekonomik faydalar sağlamış olacaktır.

Meyve bahçeleri ve pamuk ürünlerinde ise traktörün arazi üzerinde rahat hareket edememesi ve bitki koruma sıvılarının ürün yüzeyine tutunamaması gibi verimsizlikler meydana gelmektedir. Bu verimsiz önlenebilir faktörler Zirai İnsansız Hava Araçlarımız (ZİHA’lar) ile konforlu, hızlı ve ekonomik şekilde bitki koruma uygulamaları yapılabilmektedir.

Tarnet, ZİHA Projesi

Tarımda insansız hava araçları marifetiyle bitki koruma yapmanın üreticilerimize büyük faydalar sağlayacağına inanıyoruz ve Haziran ayında bu projenin uygulama denemelerini gerçekleştirerek, saha çalışmalarımızı genişletmeyi programlamış durumdayız. Hedefimiz ZİHA’larımızın tüm Türkiye’de çiftçilerimizin hizmetine girmesidir. ZİHA projemizin çiftçilerimizin bütçelerine yük olmadan hayata geçirilmesi için farklı ve verimli iş modelleri üzerinde çalışmaya devam ediyoruz.

Veri Odaklı Tarım çalışmalarımızla desteklenen ZİHA ile bitki koruma hizmetlerimiz sayesinde çiftçilerimiz istenilen verimlerde ve güvenilir skalada üretimlerini yapabileceklerdir. Yukarıda ifade ettiğim risk yönetimi anlayışımızı burada olduğu gibi her alanda çiftçilerimizle paylaşmaya ve onlarla birlikte gelişmeye gayret göstereceğiz.

Ülkemiz için gece gündüz demeden üreten ve alın teri döken, çiftçilerimiz, sevginin ve emeğin mimarları için; bizler de azimle çalışmaya devam ediyoruz. Çiftçilerimizin hedeflerine ulaşması için, işimiz tarım gücümüz teknoloji diyerek, milli tarım teknolojileri anahtarını onlara sunmaya devam edeceğiz. 

Türkiye Savunma Sanayisinde yakaladığı başarıyı, Tarım Teknolojilerinde de yakalamalıdır. Bunun anahtarı da topyekûn Milli Tarım Teknolojileri Hamlesi’nin başlatılması ve sabır ile sürdürülmesidir. Onlar yürüyecek, biz yürüyeceğiz. 

Huzeyfe YILMAZ
Genel Müdür
TARNET


* Bu makale, ICT Medya Dergisi haziran 2020 sayısından alınmıştır.