TARIMDA TEKNOLOJİ DÖNEMİ

TARIMDA TEKNOLOJİ DÖNEMİ

Makale

Teknolojinin günümüzde en fazla dönüştürmeye başladığı sektör tarımdır. Emek yoğun olarak bilinen ancak sermaye yoğun olarak şekillenen tarım sektörünün, bilgi yoğun bir sektör olmaya evrildiğine hep birlikte şahit oluyoruz. Bu açıdan tarımda bölgesel bir üs ve tedarik merkezi olmak kadar, tarım teknolojileri ile katma değer üretmek de büyük önem taşımaktadır. Güncel veriler bize bugün tarımın büyük bir girişimcilik sektörü olduğunu, ileri teknolojinin uygulama alanı haline geldiğini, dolayısıyla büyük bir katma değer zincirinin kurulabileceğini göstermektedir.

2050'ye kadar dünya nüfusunun 10 milyara ulaşacak ve küresel gıda üretiminin ikiye katlanacak olması, tarımsal faaliyetlerinin sadece çiftçiler tarafından değil aynı zamanda toplum tarafından da takip edilmesini sağlıyor. Uzmanların tespitleriyle söylemek gerekirse, eski “tarım”, artık “tarım-gıda” haline gelmiş ve sektör, diğer sektörlere benzer şekilde, ulusal sınırları aşan kurumsal ağ desteği ile dünya piyasasına mal ve ürün arz eden bir görünüm kazanmıştır.

İnovatif gıda ürünleri geliştirme konusunda yol kat eden ülkeler incelendiğinde, küresel girişimcilik endeksi, inovasyon kapasitesi, üniversite-endüstri işbirlikleri, Ar-Ge harcamaları, risk sermayesi yatırımları, tarım üreticisi desteği ve her 1000 çalışan içindeki araştırmacı sayısı gibi başlıklarda hazırlıklarını tamamladıkları görülmektedir. Tüketicilerin beklentilerine yönelik, sosyal, çevresel ve ahlaki standartlara uygun kaliteli ürün üreten veya üretilmesine katkı sağlayan teknolojilere yatırımın yol haritası ise; bilgi, finans, verimlilik, izlenebilirlik ve yönetişim konularında ekosistemlerin geliştirilmesiyle şekillenmektedir.

Gelecekteki Değere Odaklanan Tarım

Günümüzde tarım raporlarında, inovatif tarım, tarım 4.0 ve hassas tarım uygulamalarına daha fazla yer ayrılmaktadır. Bu değişim, çiftçileri, imalatçıları, pazarlamacıları, perakendecileri, tüketicileri, mal ve ürün akışına müdahale eden hükümetleri de etkilemektedir. 2017 yılında yapılan “Akıllı Tarım Piyasa Araştırması”na göre, 2015 yılında 13,7 milyar dolar olan dünya akıllı tarım pazarının değerinin 2020 yılında, 26,8 milyar dolara yükselmesi beklenmektedir. Pazarın, 5 yıl içerisinde 2 kat değerlenmesi, akıllı tarım uygulamalarının 2030 yılına kadar tarım sektörünü en fazla etkileyecek faktör olacağını göstermektedir.

2017 -2022 arasında tarımsal teknolojiler ve akıllı tarım uygulamalarının küresel ölçekte pazar payının 9,58 milyar dolardan 23,14 miyar dolara çıkması beklenmektedir. CEMA (Avrupa Tarım Makineleri Birliği) “Tarım 4.0: Tarımın Geleceği” Raporu’nda ise, Avrupa’da yıllık cirosu 26 milyar avro olan, 450 farklı tarım makinesi üreten 4.500 üretici olduğu ve bu sektörde 135.000 kişinin istihdam edildiği belirtilmektedir.

Tarım ve teknoloji ilişkisinin artmasıyla, akıllı tarım kapsamında, makine ile makinenin haberleşmesi, drone uygulamaları, otonom traktörler, sensörler, bulut teknolojisi ve arttırılmış gerçeklik uygulamaları gelişmektedir. Tarımda kullanılan nesnelerin interneti uygulamalarının küresel ölçekte 2023 yılına kadar 30 milyar dolarlık bir hacme ulaşması öngörülmektedir.

Türkiye’nin Başarması Gerekenler

Elverişli coğrafi koşulları, iklimi, geniş ekilebilir toprakları ve su kaynakları ile güçlü bir tarım ülkesi olan ülkemizde tarımın geleceği için kafa yormak büyük önem taşımaktadır. Ülkemizin tarım sektörü için 2023 yılı itibarıyla ulaşmayı planladığı; tarımsal gayrisafi yurt içi hasılayı 150 milyar dolara ve tarım ihracatını 40 milyar dolara çıkarma hedefi önemli göstergelerdir.

Akıllı Tarım ve Tarım Teknolojilerinde Türkiye, Tarım 4.0 ar-ge çalışmaları kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığı, 900 milyon lira gibi bir kaynağı bu uygulamalara ayırmış bulunmaktadır. Önümüzdeki dönemde bu desteğin iki katına çıkarılması planlanmaktadır. TAGEM’in 2014 verilerine göre Türkiye’de toplam Ar-Ge harcamaları içerisinde 433 milyon TL olan Tarımsal Ar-Ge’nin payı % 3,5, özel sektörün payı ise % 14 seviyesindedir.

Ar-Ge ve inovasyon konusunda özel sektör-üniversite işbirliğinin geliştirilmesi için 'Üniversitelerin Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşması' önemli kazanım olmuştur. Üreticilerin faaliyetlerini farklı mecralarda birçok alt sektöre bölerek katma değer üretmeye başlaması da kayda değer bir gelişmedir.

Kalkınma Ajansları’nın bölgesel planda yer verdiği ve kırsal kalkınma için lokomotif görevi gören uygulamalar da ses getirmeye başlamıştır. Her bölgede çiftçilerimizin güçlü yanları olarak belirlenen; işlenebilir arazilerin büyüklüğü, ürün çeşitliliğinin fazla olması, mikro iklim koşullarına sahip olma, lojistik hizmetlerinin merkezinde bulunması, kooperatifleşmenin göreceli olarak gelişmesi gibi unsurlar, çeşitli işbirlikleri ile güçlendirilmektedir.

Big Data ile Tarım

Veri tabanı oluşturulması ve gençlerin tarıma özendirilmesi ile önümüzdeki dönemde kalkınmada tarımın payı artacaktır. Bu konuda TÜBİTAK’ın değerlendirmeleri de bizlere ışık olmaktadır. Başta nano teknoloji olmak üzere, hassas tarım ve sözleşmeli tarım gibi yeni uygulamaların gelişmesiyle, girdiler, yetiştirme, ürünleştirme, dağıtım kanalıyla müşteriye ulaşacak tarım ekosisteminin yenilenmesi sağlanacak ve verimliliği arttırılacaktır.

Bir Tarım Kredi Kooperatifleri iştiraki olan Tarnet olarak, tarımda teknoloji dönemine yenilikçi uygulamalarla yön vererek verimliliği arttırmayı hedefliyoruz. Bu hedef kapsamında bugüne kadar yapılan veri tabanı uygulamalarını inceledik. Tarımsal İzleme ve Bilgi Sistemi (TARBIL), Tarım Parsel Bilgi Sistemi, Verim Tahmin Modelleri, TÜBİTAK’ın hazırladığı “Toprak Organik Karbon Bilgi Sistemi Projesi” ve “Toprak Erozyon Haritası” gibi çalışmaları ortak veri tabanında buluşturacağız.

Bütüncül bir yaklaşım içinde ve yapay zeka uygulamalarıyla yapacağımız analizleri, kooperatifimiz bünyesindeki Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) ile entegre ederek, çiftçilerimizin bilinçli tarım yapmasına destek olmak istiyoruz. Sektörel, bölgesel, tematik ve yerel iş geliştirme örneklerinin sergileneceği “İyi Uygulamalar Rehberi” hazırlayarak, ülkemizin ekolojik avantajlarından kaynaklanan ürün çeşitliliğine ve kalitesine ekonomik anlamda katma değer kazandıracağız.

Tarım Kredi Kooperatifleri’nin desteği ile Tarnet, tarım sektöründe yeni nesil yatırımlarla dijital dönüşümün öncüsü olmak istiyoruz. Tarım teknolojilerinin millileştirilmesi ve milli tarım politikalarımıza katma değer kazandırılması için birçok çalışma yürütüyoruz. Teknolojik gelişmelere yön veren kurum ve kuruluşları bir araya getirmek amacıyla kurulacak nice yeni işbirlikleri ve sosyal sorumluluk projeleri bizleri bekliyor. Biliyoruz ki; bu ülke için ne yapsak az…

HUZEYFE YILMAZ

Genel Müdür

*Bu makale, Verimlilik Dergisi’nde yayınlanmıştır.