TÜRKİYE’NİN EN ÇOK İHRAÇ ETTİĞİ TARIM ÜRÜNLERİ

Türkiye’nin En Çok İhraç Ettiği Tarım Ürünleri

Nedir?

Tarımsal faaliyetler alanında kendini ispatlamış ülkelerden biri olan Türkiye, yetiştirmiş olduğu bazı tarımsal ürünleri iç piyasaya sunmakla kalmayıp farklı ülkelere de ihraç etmektedir. İhracatın ülke ekonomisinde ciddi bir payı vardır. Türkiye, ihracat ürünlerini yetiştirmek için gerekli olan verimli topraklara ve iş gücüne sahiptir ancak bu tek başına yeterli değildir. Tarımda kullanılan belli başlı teknolojilerin de ihracat başarısında önemli bir katkısı söz konusudur.

 

İhraç Edilen Ürünler ve Ülkeler

 

Dört mevsimi bir arada yaşaması, farklı iklim koşullarına ve verimli topraklara sahip olması sayesinde Türkiye'de her yıl ciddi miktarda tarım ürünü yetiştirilmektedir. Böylece yüz binlerce kişinin gelir kaynağını tarım oluşturmaktadır. Türkiye'nin ürünlerini en çok ihraç ettiği ülkeler arasında İtalya, Almanya, Hollanda, Amerika, Fransa, Belçika, İngiltere, İsveç, İsviçre, Kanada, Güney Kore, Birleşik Arap Emirlikleri, İspanya ve Japonya yer almaktadır. Bunların dışında farklı ülkelere de ihracat gerçekleştirilmekte ancak bu oran %4 gibi bir değerle sınırlı kalmaktadır. Türkiye'nin ihraç ettiği tarım ürünleri ise ağırlıklı olarak; fındık, üzüm, tütün, domates, kayısı, limon, incir, yumurta, mercimek, portakal, mandalina, kiraz, zeytin, pamuk, biber, tavuk eti, haşhaş tohumu, salatalık, nohut, buğday, ceviz, elma, Antep fıstığı, soğan, ayçiçeği, çilek, şeftali, kabak, mısır, patates ve kestanedir. Görüldüğü gibi birçok sebze, meyve ve bakliyatın ihracatı yapılmaktadır. İhraç edilen ürünlere her yıl yenileri eklenebilmektedir. Türkiye'de yapılan organik tarımın da ihracatta önemli bir payı bulunmaktadır. Çünkü organik ürünler en doğal ve sağlıklı koşullarda üretilmekte, tarladan sofraya giderken her aşamada önemli kontrollere tabi tutulmaktadır. Bu nedenle organik ürünler, ihracatta en çok talep gören ürünler arasında yer almaktadır.

İhracatta Teknolojinin Önemi

 

İhracatın sorunsuz bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için sistematik bir işleyişin var olması gerekmektedir. Çünkü tarım alanında da verilerin kayıt altına alınarak izlenebiliyor olması büyük önem arz etmektedir. Bu bağlamda teknoloji devreye girmekte ve önemli bir görev üstlenmektedir. Tarımsal üretimlerin niteliğine bağlı olarak takibi yapılması gereken çok farklı parametreler bulunabilmektedir. Örneğin; çiftçilikle uğraşan kişilerin topraklarının durumunu izleyebilmesi, hava koşullarına göre faaliyet planlaması yapabilmesi veya herhangi bir aksaklıkta sürece derhal müdahale edebilmesi ancak takip sistemiyle mümkün olabilmektedir. Dolayısıyla mahsul yetiştirmeden ürün işlemeye, depolamadan nakliyeye kadar her aşamada belirli teknolojileri kullanmak, tarım faaliyetlerinden çok daha fazla verim almayı olanaklı kılmaktadır. Tarımın uzun vadede daha kolay gerçekleştirilebilmesi ve tarımsal gelirlerin çok daha ciddi rakamlara ulaştırılabilmesi için teknolojinin gücünden faydalanmak oldukça mantıklı bir girişim olacaktır. Bu noktada, yapılacak doğru bir yatırım ile sektörde ortaya çıkan yenilikçi yaklaşımları ve önemli her türlü datayı sisteme entegre etmek çok daha kolay hale gelecektir. Teknoloji avantajları Türkiye'yi kalkınma konusunda söz sahibi yapacak ve rekabet açısından da güç kazanması hususunda ayrıca destekleyecektir.